2025 SEZONU HASADI
- gunsiloncu
- 6 saat önce
- 2 dakikada okunur
Zeytin ağaçları sabırlıdır. Acele etmezler, telaşı sevmezler. Yüzyıllardır aynı topraklarda durur, rüzgârı dinler, güneşi ölçer, zamanı kendi bildikleri gibi yaşarlar. Ama 2025 yılı tüm Akdeniz'de bu sabırlı ağaçlar için bile zor bir yıl oldu.
Bu yazıyı yazarken aklımda ne resmi rekolte rakamları var ne de akademik analizler. Sadece köy kahvelerinde edilen sohbetler, hasat zamanı yarım kalan kasalar, dallarda beklenen ama gelmeyen zeytinler var.

Bahar Geldi Ama Herkes Sevinemedi
Her şey aslında baharda başladı. Mart ayı alıştığımız gibi yumuşak geçmedi. Zamanından erken ısınan günler, ardından gelen ani don olayları… Zeytin çiçeği hassastır; ne çok sıcağı sever ne de sürpriz soğuğu. Geyikli tarafında birçok üretici, “Bu sene çiçek bol ama tutum zayıf olacak gibi” demeye o zaman başladı.
Haklı çıktılar.
Çiçek çoktu ama meyveye dönen az oldu. Rüzgârlar sert esti, bazı günler nem olması gerekenden düşüktü. Zeytin, doğayı dikkatle dinler; şartlar uygun değilse kendini geri çeker. Bu yıl da öyle yaptı.
Yaz: Uzayan Kuraklık ve Yorulan Toprak

Yaz ayları geldiğinde tablo daha da netleşti. Kuzey Ege her zaman biraz rüzgârlıdır ama 2025
yazında yağmur neredeyse tamamen kendini unutturdu. Sulama imkânı olmayan bahçelerde ağaçlar mecburen tasarrufa gitti. Önce zayıf meyveler döküldü, sonra bazı dallar tamamen boş kaldı.
Toprak yoruldu. Ağaçlar da.
Zeytin, susuzluğa dayanıklıdır denir ama bu, hiç su istemediği anlamına gelmez. Uzayan kuraklık, özellikle yaşlı ağaçlarda meyve iriliğini ciddi şekilde etkiledi. Hasat zamanı geldiğinde kasalar doldu belki ama beklenen ağırlık yoktu.
Hasat Vakti: Sessiz Bir Farkındalık
Ekim-Kasım ayları Kuzey Ege’de her zaman biraz bayram gibidir. Sabah erken kalkılır, zeytinlikte ateş yakılır, eller soğukla barışır. Ama bu sene o bayram havası biraz eksikti.
Toplanan zeytin az değildi belki, ama “geçen seneye göre” cümlesi her konuşmanın başındaydı. Rekolte düşüktü. Kimse yüksek sesle şikâyet etmedi ama herkes farkındaydı. 2025 zeytinin bol yılı değildi.
Yağhanelerde de aynı sessizlik vardı. Sıkım sırasında çıkan yağ, her zamanki gibi mis kokuluydu ama miktar azdı. “Kalite var ama miktar yok” lafı bu yılın özeti gibiydi.
Belki de Bir Hatırlatma
2025’in Kuzey Ege zeytini bize bir şey hatırlattı: Zeytin üretimi sadece tarım değil, aynı zamanda doğayla kurulan uzun soluklu bir ilişki.
İklim değişiyor. Mevsimler kayıyor. Eskiden “istisna” dediğimiz hava olayları artık sıradanlaşıyor. Geyikli çevresindeki zeytinlikler hâlâ ayakta, hâlâ güçlü ama bizden daha dikkatli olmamızı istiyorlar.
Belki toprağa biraz daha kulak vermemiz, belki suyu daha akıllıca kullanmamız, belki de her yıl aynı bereketi beklememeyi öğrenmemiz gerekiyor.
Zeytin ağacı bekler. Ama mesajlarını da sessizce verir.
2025 yılı, Kuzey Ege’de o mesajların biraz daha net duyulduğu bir yıl oldu.




Yorumlar